
Yusuf Arslan 8 Mayıs 2026 – Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlar, artan yaşam maliyetleri ve düşen gelirler karşısında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk yaşıyor. Sosyal yardıma muhtaç bir şekilde yaşamlarını sürdüren insanlar, bu durumu en iyi şekilde yansıtan manzaralarla karşılaşıyorlar. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Halkbank önünde oluşan uzun kuyruklar, ekonominin sıkıntılı durumunu gözler önüne seriyor. Özellikle sosyal yardım ödemeleri ve maaşların Halkbank’a taşınması sonrasında, yaşlılar, engelliler ve kadınlar saatlerce kuyrukta beklemek zorunda kalıyor. Geçim sıkıntısı çeken bir vatandaş, “Et alamıyoruz, tavuk ayda bir ya alabiliyoruz ya da hiç. Bizim yaşamımız böyle devam ediyor,” şeklinde dert yanıyor.
Osmaniye’deki pazar yerinde dut ve nane satan Hanifi Baldır, “Altı ağacım var, onlardan topladığım ürünleri burada satıyorum. Ev kirası 7 bin lira iken şimdi 9 bin lira oldu. Et alacak durumumuz yok, tavuk bile nadiren alabiliyoruz,” diyerek durumu özetliyor. Emekli Derviş Kaçar ise, “Hayat çok pahalı, kimsenin alım gücü kalmadı. Zenginler zengin, fakirler ise daha da fakirleşiyor. Parası olan yaşamaya devam ediyor, parası olmayanlar ise pazarda çürümüş ürünleri almak zorunda kalıyor,” şeklinde konuştu.
Eskişehir’in Şirintepe semt pazarında ise benzer bir tablo yaşanıyor. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, esnafın dertlerine kulak vererek, “Eskiden zeytini en az bir kilo olarak satardık, şimdi ise tane ile satıyoruz. Vatandaş 10-15 zeytin alarak çıkıyor, alım gücü oldukça düşük,” dedi. Esnaf da, “Zeytinin kilosu 350 lira oldu, insanlar artık taneye döndü,” şeklinde ekliyor.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, uzun kuyrukların ekonomik krizin acı bir yansıması olduğunu belirtti. Tanal, “Bu manzara, sosyal devlet anlayışına ve insan onuruna uygun değil. Ek ödeme ve maaş günlerinde ek personel görevlendirilmeli, yaşlı ve engelli vatandaşlar için öncelikli hizmet alanları oluşturulmalıdır. İnsanlarımız banka kapılarında değil, insanca yaşam koşullarında nefes almayı hak ediyor,” ifadelerini kullandı.
Yusuf Arslan